AÇIK MUTFAK

açık

Reçellerimizi yaptığımız mutfakla, lafladığımız salonun arasındaki duvarı yıktırdık, yerine açık mutfak yaptırdık. Yemeğin kokusu salona, salonun sesi mutfağa doldu.

Muhabbetimize siz de buyurmaz mıydınız?


 

1 13 14 15
  • hamide erik
    18 Haziran 2017 - 11:40 | Linki al

    Selamlar Reçel Ailesi.

    Geçenlerde sizin sayfanızda okuduğum bir yazı bu yazıyı yazmama vesile oldu. Bundan iki sene önce gittiğim bir tiyatroda yaşananı daha doğrusu tiyatronun kendisini aktarmak istiyorum.
    Arkadaşlarla birkaç gün öncesinden Hz. Ömer konulu bir tiyatro olacağını duyduk Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezinde sahnelenecekti. Bizde haliyle bin hevesle gittik. Salon ilahiyat camiasından geçilmiyor. Hem fakültenin oraya yakın olması(Marmara ilahiyat Fakültesi) hem de konusu itibariyle seyirci kitlesi ilahiyat camiasını resmen davet yollar gibiydi. Gönüllü gidip geldiğimiz sevgi evlerindeki çocuklar bile gelmişti. Çünkü dindar(!) bir tiyatro ve muhakkak gitmek/götürmek gerek.
    Her şey iyi hoş derken. Başladı tiyatromuz(!) başrolde Ömer ve adı lazım olmayan kadın… adı lazım değil,ben demiyorum onların yansıttığı. Ömer üniversiteye giden temiz iyi çocuk rolünde kadın ise geceleri o mekan senin bu mekan benim diye gezen bir kadın. Ömer’i yoldan çıkarmak için sürekli kadınlığını kullanıyor onların deyimiyle. Ömer tam bir hayır, güzellik işleyecek sahne kararıyor figüranlardan biri(şeytan) ellerini şaklatıyor, kadına sesleniyor hemen sahne aydınlanıyor kadın devreye girip onu hayırlı yoldan döndürüyor. Mani oluyor. Ve bu saatlerce tiyatro boyunca sürdü. Ben bir yandan ağlıyorum. En sonunda hadi bir bitsin dedik tam bitecek bitişinin can alıcılığını hiçbir zaman unutamayacağım. Ömer yine iyi bir iş/durum peşinde, sahne yine kardı kırmızı ışık ve şeytan kadın geliyor sonra aydınlanıyor sahne. Elini Ömer’e uzatıyor ve Ömer bir iki tereddütten sonra tutuyor elini kadının. Yol alırlarken sahnede , arkadan şeytan yüksek sesle yeni Ömerler asla doğmayacak izin vermeyeceğim dedi. Sonra selamlaşma salon alkış tufanından inliyor bense ağlamaktan. Ne ben bir şeytan mıyım? Ben ve şeytan kadın ve şeytan yeni Ömerlerin doğmasına engel ben kadın,kadınlık…
    Ne diyecek söz kaldı ne başka bir şey. Ödül verildi oyunculara. Etrafta ağlayan bir arkadaş daha vardı biliyor musunuz onu görünce rahatladım biraz evet biri daha vardı ve yalnız değildim….
    Aslında daha diyecek çok şeyim var renkli eşarp takılmasın, aynı sınıfta okumayalım,yemekhane sırasında durmasınlar önümüzde, kantinleri ikiye bölmek için kavga eden bir fakülteden mezun oldum. Daha neler neler… yıllarca kendi iç çatışmalarımız.

    Teşekkürler siz güzel kadınlar yalnız değiliz….

  • Mikasa Ackerman
    25 Mayıs 2017 - 08:53 | Linki al

    Yaşadığın olaylar karşısında, içinde sana yol gösteren ve durumunu anlatan ayetler belirmiyorsa, belki de sınavının farkında değilsin demektir? Ne dersin?

  • malcolmiyye
    17 Mayıs 2017 - 12:47 | Linki al

    Annemin çok duyduğum bir lafıdır, “Büyüyünce anlarsın.”
    Evet, büyüdüm, ve anladım anne. Senin yaşadıklarını yaşadığım için değil ama, neden senin her zaman yemek yapan olduğunu, neden eve geç gelen kişinin babam olduğunu, büyüyüp bize yapılmış haksızlıkları gördüğümde anladım. “Ah, annem!” dersin ama o zaman geç olur derdi annem. Geç olmadı, ama ben “Ah, annem!” diyorum. Annelerimizden , ablalarımızdan ve kızkardeşlerimizden başka kimsemizin olmayışını iliklerime kadar hissediyorum. Öyle ki, babalarımızdan ve ağabeylerimizden beklediğimiz o ürkek kızlığımızı bir tek biz sahiplenebiliriz. Annemin yanında olamayışımın acısını bu kadar çekeceğimi hiç düşünmemiştim önceden, gayet asi bir evlattım ebeveynlerime karşı, taa ki güvendiğim erkeklerden kalleşçe yaklaşımlarla karşılaşıncaya dek, güvendiğim insanlar tarafından istismara uğrayıncaya dek. Bir kadın olarak yürüyebilmenin bile ne kadar zor olduğunu, ağzı sulanmış yaşlı başlı “amca”ların bakışları ile karşılaştığım zamanlarda düşündüm en çok. Karşıdan karşıya geçerken, örtümü düzeltirken, eteğim biraz açılırken bir şeyler görüp istifade etmek isteyen bir sürü alçakça göz üzerimdeyken, alışveriş yapmak için girdiğim dükkanlarda yılışığından ödün vermeyip kabinleri gösterenlerden, hayasızca tekliflerden öğrendim, bunlarla büyüdüm, ve anladım anne. Tüm bunlara rağmen ahirette alacağın karşılığı düşünerek, her gün yemek yapışına kızıyorum, kabullenişine kızıyorum, ama seni çok iyi anlıyorum anne. Her gün üstünde tepinip sonra ahkam kesen, yemeği beğenmeyen, dışarı çıkarmayan her konuda bir tek kendi bilirmiş gibi konuşan megolaman babama rağmen, her gün yemek yapışına kızıyorum. Dışarı çıkmayışına, kendinle ilgilenmeyi yalnızca süslenmek olarak anlayışına kızıyorum. Seni anlıyorum, büyüdüm ve anladım anne.

  • 1 13 14 15

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>